PAT KARİKATÜR OKULU-Behiç AK
Bir gün sınıfa yeni bir öğrenci gelir ve sınıfın herkese ve her şeye isim taktıklarını öğrenir ve garipser ancak bu durum ona Doğrucu Davut isminin konmasına engel olamaz. Onun sıra arkadaşına patatese benzer büyük bir burnu olduğu için Patates diye seslenilirdi. Doğrucu Davut, Patatesin adını sevmediğini ve rahatsız olduğunu düşünürdü fakat Patates adını ve arkadaşlarını çok seviyordu. Hocaları ne zaman yazma ödevi verse Patates en güzel karikatürlü yazıları yazar ve hocanın en sevdiği yazıya sahip olurdu. Hoca yazıları okuyup da sınıfa dağıttığında herkes Patatesin yazısını okumaya koşardı. Bir gün Doğrucu Davut Patatesin annesi ile buluşma fırsatını buldu ve Patatesin öykülerindeki gibi babasının ölmediğini köyde doğmadığını ve annesinin uzun siyah saçlı bir esmer olmadığını keşfetti. Öğretmeni ile konuştuğunda patatesin metnindeki duyguların gerçek olduğunu ve en önemlisinin de bu olduğunu anladı ve tam Patatese bunu söylemeye giderken Patatesin babasından bir mektup aldığını ve babasının onun istediği bir şeyi yapacağını öğrendi. Patates babasından burun ameliyatı istemeye karar verdi. Sonraki günlerde sınıfta herkes Patatese en çok yakışacak burun hangisi olabilir diye araştırmalara başladı. Her ne kadar Doğrucu Davut onun ameliyat olmaması gerektiğini söylese de o Doğrucu Davut’un yanlış anladığını ve onun aslında bu burunla nefes bile alamadığını o anda ne kadar kötü bir arkadaş olduğunu söyleyerek hem kendini hem de arkadaşını ikna etti. Şubat tatilinde Patates İsviçre’ye gitmişti ve okul başladığında herkes onu bekliyor, burnunun nasıl bir şey olacağını merak ediyordu. Ancak o herkesi şaşırttı eski burnuyla geldi. 18 yaşına kadar ameliyat yaptıramayacağını söylediklerini söyledi. Herkes bunu çoktan unutmuştu bile ancak artık Patatesin ismi değişmiş ve bu diğer isimleri de etkilemişti. Mesela: Patates; Pat, Doğrucu Davut; Dodo, Tak Tuk; Tak … Böylece artık Dodo’nun hassas yönü doğruyu söylemesi olmayacaktı. Sonrasında öğretmenlerinin de yardımıyla bir kulüp açtılar ve başkanı Pat oldu önce okulda sonra da bütün şehirde bilinir birisi haline geldi. Okul dışındaki çocuklar bile ilgileniyorlardı. Bir süre sonra adı Pat Karikatür Okulu olarak değiştirildi. Onlar mezun olsa bile hala genç beyinler kulübü devam ettiriliyordu.
Kitaptaki karakterler olarak Pat, Dodo, Tak, Bay Ka, Tuh, Ters, Pat’ın annesi ve babası ve daha birçok kişi var. Bu karakterlerden benim dikkatimi en çok Pat ve Dodo çekti çünkü dış görünüşleri dikkat çekiyorlar. Pat’ın burnu bir trafik kazasında büyük bir hale gelmiş ve sınıfındakiler ona fiziksel görünümünden dolayı vermiş. Dodo bunu bir alay etme şeklinde algılıyor ve Pat’ı korumaya çalışıyor ancak Pat mutlu ve bunu alay etme şeklinde algılamıyor. Ancak yazar Pat’ı estetik yaptırmak isteyen ve Dodo’yu yaptırmasını istemeyen biri olarak da tanıtıyor. Aynı zamanda hangi düşüncenin doğru olduğu ile ilgili hiçbir yorum yapmıyor veya düşünce belirtmiyor. Bu karışık kişilikler ve düşünceler, kitabı okuyan ilkokuldaki çocukların kafalarını karıştırabilir ve okurken
onların sıkılmasına ve kitabı bırakmasına sebep olabilir. Aynı şekilde Pat’ın babasının ve annesinin uzun bir süre ayrı kalmaları ve babasının birden ona çok nazik ve güzel bir mektup göndermesi karışık, tam açıklanmamış ve kafa karıştırıcı.
Bu kitabın konusu: Herkesin bir takman adının olduğu bir sınıfta geçen olaylar ve kararlar.
Bu kitabın ana düşüncesi: İsimlere ve dış görünüşlere çoğu başka şeyden daha çok önem veriyoruz.
Bu şekilde bir mesajı sadece bir okuldaki bir sınıfta geçen bir öykü ile anlatmak her ne kadar zor olsa da dikkatini çekmek istediği yaş grubunun daha iyi anlamasını ve daha iyi odaklanmasını sağlayabilir çünkü her günü okulda geçiyor ve okulda geçen bir öyküyü sanki kendi hayatlarındaymış gibi düşünüp daha iyi anlayabilirler.
Kitap hedef kitlenin anlayabileceği ve rahatça okuyabileceği bir formatta yazılmış ve bilemeyecekleri zor kelimeler yok. Ancak bazı bölümlerde anlatılan şeyin sonu tam bitmeden bambaşka bir bölüme geçiş yapıyor ve arada ne olduğu, nasıl o hale geldiği çok fazla açıklanmıyor, mesela; Dodo’nun, Pat’ın annesi ile buluşma fırsatı bulduğunu söylüyor ve sonra hemen hikayelerin doğru olmadığına geçiyor. O sırada neden ve nasıl tanışıp buluşmuşlar, annesi mi anlatmış neden anlatmış nasıl anlatmış gibi sorularının cevaplarını vermiyor. Bu da bütünlüğü bozuyor ve çocukların anlamasını zorlaştırıp kafalarını karıştırıyor.
Behiç Ak’ın diğer kitaplarının da çoğunu okudum ve Behiç Ak’ın yazdığı her kitapta hedef kitleye seslenme biçimini ve anlatırken anlamamızı kolaylaştırmak için kullandığı dili çok seviyorum ve çok iyi bir yazar oluğunu düşünüyorum. Hayatı boyunca bolca kitap yazmış olan yazar ilk kitabı da içinde olmak üzere birçok kitabında ödüller almış ve benim de olmak üzere birçok çocuğun en sevdiği yazar konumunda.
Behiç Ak‘ın çocukların hayalleri, korkuları ve beklentileri üzerine hem düşündüren hem de gülümseten okul, arkadaşlık ve sorunlarla baş etme gibi konularda yazmış olduğu bu kitap Ak’ın yazmış olduğu diğer kitaplar gibi anlatılmak istenen konuyu kolayca anlanabilecek ve okurken eğlenilebilecek bir kitap. Bu kitabı ve yazarın diğer kitaplarını herkese öneriyorum ve kendim de severek okuyorum.
Deniz Alçin Gezek
Tags: Eleştiri
