Dünyada yaşayan her canlı türü gibi insan da doğadaki canlıların ayrıcalıksız bir üyesi. Ayrıcalığımız yok, ama biz doğadaki her şeyin insan için yaratılmış olduğuna inandırılmışız. Tüm dünyayı kendimize ait sanıyoruz. Oysa dünyanın insanlara ait olma gibi bir gereksinimi yok. Aslında da dünya değil biz dünyaya aidiz.

Doğallığından da dünya hiç şikâyetçi değil, ama insanoğlu dünyanın tüm doğal değerlerini kendi yararları doğrultusunda değiştirme çabasında. Doğallıklardan yararlanma konusunda tek ölçüt insan çıkarları. İnsanlığın doğaya egemen olma tutkusu doğayı sömürme olgusuna dönüştü. Sanayi atıklarını döktüğümüz derelerin suyunun morarması mahcubiyetlerinden değil. Örneğin suyu içilebilen deremiz kalmadı. Kanalizasyon atıklarından hoşlanmayan tüm derin su balıkları Marmara’yı terk etti. Kestiğimiz yaktığımız ormanlar bitince Anadolumuz çölleşmeye başladı. Fabrikaların dumanı pencerelerimizden girinceye kadar onları fark etmiyor doğaya zararlı bir olumsuzluk olarak görmüyoruz. Belirli ortamlarda karşılıklı organik etkileşim içerisinde yaşayan canlı doğanın oluşturduğu bütüne ekosistem deniliyor. Teknolojik gelişimler bu ekosistemlere ters düşmeye başladı.

Çevresel sorunlar olarak adlandırdığımız bu olumsuzluk dünyamızın gündeminde artık. Dünyanın yuvarlak olduğunu biliyorduk ama onun doğal biyolojik değerlerinin sınırlı olduğunun bilincine yeni yeni varıyoruz. Doğayı tahrip edip doğal değerleri kaybedince yarattığımız olumsuzluklardan da ders almaktan başka yapabildiğimiz bir şey yok.

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

©2022 Öğrenci Teknoloji Takımı 2022 Emeği GeçenlerODTÜ GVO - BLOG

CONTACT US

We're not around right now. But you can send us an email and we'll get back to you, asap.

Gönderiliyor

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account